Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Google +
reklam"
reklam"

  • DOLAR
    6,4092
    % 1,51
  • EURO
    7,5117
    % 1,76
  • ALTIN
    247,6444
    % 0,03
  • BIST
    94.828,06
    % 0,51
ESKİ TANRILARIN ÖLÜMÜ ESKİ – YENİ DÜNYANIN SAVAŞÇILARI

ESKİ TANRILARIN ÖLÜMÜ ESKİ – YENİ DÜNYANIN SAVAŞÇILARI

Eski Tanrıların Ölümü Eski – Yeni Dünyanın Savaşçıları kitabı ile raflarda ki yerini alan Malatya’lı yazar Enes Şengönül ile bir söyleşi yaparak yeni kitabı hakkında bilgiler aldık.

Aslen Malatya, Çarmuzu doğumlu olan genç yazar gerek eğitim, gerek dünyevi farklı sebeplerden dolayı uzuna yakın bir zaman boyunca Denizli, Kahramanmaraş, Aksaray ve İstanbul’da bulunduğunu ifade etti.

Fizyoterapist olan ve Kamu’da çalışan Yazar Enes Şengönül edebiyat dünyası ile tanışmasını şöyle ifade etti “Aslına bakacak olursanız yazı hayatına girişimiz tarihe olan merakımızla başladı. Henüz yirmi yaşındayken, dünya meselelerine ve tarihi gidişata baktığımız zaman işin içinde bir acayiplik olduğunu fark ettik. Bize düşman olarak öğretilen Enver Paşa, Talat Paşa gibi karakterler aynı zamanda mevzu bahis dönemde ki düşmanlarımız olan; Ermeni, Rus, İngilizler tarafından da düşman olarak görülmekteydi. Objektif yazarlardan yakın tarihimizi okumaya başladıkça gerçeğin aslında pek farklı olduğunu görmeye başladık. Bu minvalde arkadaşlarımızla birlikte 2008 yılında Türkiye ve Azerbaycan’da yayın yapan Enver Paşa Dergisi’ni çıkartmaya başladık. Tabi basılı yayında uzun ömürlü bir dergi olmasa bile zaman içerisinde internet ortamına taşıdığımız dergimiz kendisine geniş yer bulduğu gibi usta kalemlerle çalışma imkanı sundu bize. Ardından dergicilik faaliyetlerine aralıksız devam ederken genelde mutfağın arka kısmında, bazen editörlük bazen genel yayın yönetmenliği boyutunda fikir işçiliğimize devam ettik. Son yıllarda Turkuaz Köşe, Türkiye İnsiyatif Hareketi Dergisi gibi dergilerin yayın kurulunda bulunduğumuz gibi aynı zamanda İttihat Dergisi’nin de genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş durumdayız.

Eski Tanrıların Ölümü isimli kitabı hakkında konuşan Şengönül “Eski Tanrıların Ölümü namlı eserimiz esasen tarihi bir roman olarak kurgulansa dahi, daha sonraki süreçte, içinde birbirine bağlı dokuz hikayenin olduğu bir hikaye kitabına dönüştü. Kitabımızda bulunan hikayeler genel olarak Malatya sokaklarında geçmekte. Okurumuz kendisini kimi zaman, Çavuşoğlu’nda ki kilisenin etrafında, bazen kanalboyunda, bazen ise Arapgir tepelerinde bulacak. İçinde unutulmaya yüz tutmuş Bulgar Sadık gibi bir komitacıyı okurken, birden kendinizi Malatya’da işlenen bir cinayetin maktulünü ararken bulacaksınız. Bir başka hikayede Amerika’da Muhammed Veli Ferit karakteriyle teşkilatçılık yaparken, başka hikayede kendinizi Kore Savaşı’nın içinde bulabileceksiniz. Birinci Dünya Savaşına girme kararı alırken, gözünüzü Arapgir’de şehitlikte açmanız an meselesi olacak. Asya Hun Devleti kurulmadan asırlar evvelki bir göç hikayesinin içinden, Sakarya’da elinde tuvali düşmeyen bir senaristin serüvenine ortak olacaksınız. Bazen Sibirya’da bazen Sırbistan’da, bazen Amerika da, bazen ise Kore de…” diyor.

Hikayeler birbirine bağlıolsada, birbirine çok uzak tarihlerde, birbirine çok uzak coğrafyalardakurulan bağlantıya dikkat çeken Yazar Enes Şengönül “Hikayelerin bazıları olay örgüsüyle birbirine bağlı ama asıl bağlılık hikayelerin ana temasının birbiri ile bağlantılı olmasında. Dünya düzenlerinin mimarları ve ona karşı olanların savaşlarını anlatıyor aslında kitap bize. Bazen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa(sas) öncesi, Cahiliye Arap Devleti’nin ve o devletin düzen koyucularını okurken sonradan o düzenin nasıl yıkıldığına dair emarelerde bulunuldu. Buna benzer şekilde de Amerika’da siyahilere yapılan zulüm ve ilk İslami başkaldırışlara göndermeler yapıldı. Yine benzer şekilde mazlum milletler ile emperyalist devletlerin savaşına da hikayelerimizde göndermeler yapıldı. Çok fazla spoiler vererek kitabın büyüsünü de kaçırmak istemiyorum tabi” dedi.

Şengönül “Çok fazla televizyon izlemesem bile geçenler bir bakanın verdiği utanılası bir bilgiyi kanalın birinde işittim. Türkiye’de kitap okuma oranının binde bir olduğunu söylüyordu Sayın Bakan. Aslına bakarsanız tek beklentim bu oranı kuvvetim nispetinde bir damla yukarıya taşıyabilecek bir farkındalık yaratabilmek. Çocuklarımıza anlatılan masalsı bir tarih anlayışı yerine araştırmaya yönlendiren ve irdelenen bir tarih bilinci, tarihe mal olmuş karakterleri savaştıran değil de her birinin bizim birer değerimiz olduğunun farkında ki bir gençlik.

Dünyada çok gelişmiş toplumlarda gençler ile yetişkinler sanat, bilim ve teknoloji üzerine konuşup kafa yorarken; az gelişmiş ülkelerde sadece siyaset üzerine konuşulmakta. Bunun önüne geçebilecek bir gençlik koordine edemezsek ne yazık ki hiçbir zaman daha iyiye gidemeyeceğiz. Düşünen ve araştıran, milletinin refah seviyesi için bilim laboratuarları kuran, tüketen değil de üreten bir nesil hayal ediyorsak boşa geçirecek tek bir saniyemiz bile olmamalı. Almanlar ikinci cihan harbinden mağlup olup, çok ağır şartlara zorlansa dahi veya Japonlar ülkelerine atom bombaları atılmasına rağmen dünyanın en büyük ekonomik kuvvetleri haline gelmeleri iyi irdelenmeli. Bizim milliyetçilik metaforumuz ne yazık ki slogan üzerine inşa edilmiş durumda. Bunun yerini ne zaman sevgi ile üretim, sevgi ile çalışmak alırsa o zaman kontrol edilemeyecek bir kuvvet haline geleceğiz. Ama öncelikle birbirimizi sevmeyi, memleketimizi sevmeyi tekrar öğrenmemiz gerekecek. Matbuata harcadığımız emeğin tek karşılığı birbirini gerçekten sevmeyi öğrenen ve bu sevgiyle kalkınan bir memleket hayalidir” diyerek “Apolitik gençler olmasın, ama dayatılanı düşünmeyen, aklı hür vicdanı hür nesiller olsun diyoruz” dedi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam